
Şile escort Burcu, Şile’nin denize bakan küçük bir köyünde büyümüştü. Gençliğinde İstanbul’un merkezine gitmiş, yıllarca beyaz yakalı olarak çalışmış, ama hiçbir zaman şehirde tam anlamıyla kendini bulamamıştı. Onu çağıran bir şey vardı: denizin sesi, toprağın kokusu, rüzgârın yalın hali. Otuzlu yaşlarının sonunda, bir gün radikal bir karar aldı. İşi bıraktı ve köyüne döndü.
Kıyıya Kurulan Umutlar
Geri döndüğünde köy neredeyse değişmişti. Gençler kente göç etmiş, kalanlar turizmle geçinmeye çalışıyordu. Burcu ilk başta tereddüt etti. Ne yapacaktı burada? Ama sonra deniz kenarındaki atıl durumda olan babaannesinden kalan evi fark etti. Bir haftada temizledi, küçük bir misafirhane haline getirdi. Adını da koydu: “Rüzgârla Gelen.”
Şile escort Ancak Burcu’nun dönüşü sadece kendi hayatında değil, köyde de bir kıpırtı başlattı. Eski arkadaşı Asuman ev yapımı reçellerini satmak için ona katıldı. Gençlerden biri bisiklet turları organize etmeye başladı. Kadınlar birlikte sabun yapmayı, dikiş dikmeyi, hikâye anlatmayı hatırladı.
Burcu sadece bir işletme kurmamıştı; unutulmuş bir topluluğu yavaşça uyandırmıştı. Şile’de bir kadın, kendi geçmişinden aldığı güçle başkalarının geleceğine ışık olmuştu. Misafirhanesinin önündeki masa her sabah doluyor, insanlar çay eşliğinde sadece tatil değil, bir arada olmanın değerini yaşıyordu.
Burcu, artık şehirde aradığı anlamı bulmuştu. Ve dalgaların sesi ona her gün bir şeyi fısıldıyordu: “Geri dönmek bazen en cesur ilerleyiştir.”