
Pendik escort Ali, Pendik’in iç kesimlerindeki sakin bir mahallede, küçük bir kırtasiye işletiyordu. Renkli kalemler, defterler ve kitaplarla dolu bu dükkân, mahallenin çocukları için adeta gizli bir cennetti. Ancak Ali’nin kırtasiyesiyle ilgili asıl ilginç şey, dükkânın yan duvarındaki beyaz paneldi. O duvar, yıllar içinde sıradanlıktan çıkıp mahallenin hafızasına dönüşecekti.
Kendini Anlat, Bir Satır Yeter
Pendik escort Ali, pandemi döneminde mahalledeki çocukların içine kapanmaya başladığını fark etti. Okullar kapalıydı, sosyal hayat durmuştu. Bir gün, boş duran yan duvara büyük harflerle şöyle yazdı:
“Bugün ne hissettin? Bir cümleyle yaz.”
İlk gün birkaç çocuk yaklaşıp utangaçça yazdı: “Canım sıkılıyor.” “Annem çok yorgun.” “Kardeşimle kavga ettim.”
İkinci gün yetişkinler de yazmaya başladı. “İş bulamadım.” “Annemi çok özledim.” “Bugün biraz umut gördüm.”
Duvar gün geçtikçe doldu, renkler çoğaldı. Kimi kalemle, kimi tebeşirle yazdı. Yazılanlar bazen komikti, bazen iç burkucuydu ama hepsi gerçekti.
Ali, her sabah yazıları okuyor, bazılarını küçük notlara dönüştürüp dükkânın vitrinine asıyordu. İnsanlar dükkâna artık sadece kalem almak için değil, paylaşmak için de uğruyordu. Zamanla bir grup genç, yazılan cümlelerden kısa hikâyeler üretip sokakta okumaya başladı. Mahallede küçük bir edebiyat hareketi doğdu.
Pendik’te bir adam, sadece bir duvar ve birkaç kalemle insanların içini dökmesini sağlamıştı. Ve duvar, zamanla soğuk bir beton parçası olmaktan çıkıp, insanların ruhuna açılan bir pencereye dönüştü.
Ali her gün duvarın karşısına geçtiğinde, içinden şöyle diyordu:
“Bazen bir cümle, bir insanın sustuğu her şeyi anlatır.”
Bir yanıt yazın